Perşembe, Haziran 18, 2009

Abdi İpekçi'de Yaşananlar ...



Medya'da ve taraftar forumlarda dün oynanan Fenerbahçe Ülker-Efes Pilsen Play Off serisinde çıkan olaylarla ilgili herkez fikrini belirtmiş.Bende bu konu ile ilgili birşey yazma istegi duydum.Basketbol pek izlemeyi sevmem aslında,fakat dün akşam fenerli arkadaşın ısrarı ile maça gittim...

Dünkü maçta gerilimin yüksek olmasının sebebini hatırlıyalım;Efes Pilsen'in sahası olarak geçen,Ayhan Şahenk'de oynanan maçta son saniyelere berabere girilmiş hakem Ömer Onan'ın pozisyonunda sportmenlik dışı faul çalmasıyla olanlar olmuştu.Sahaya yabancı maddeler atılmış,Rasim Başak ve Mirsad Türkcan hakemlerin üstüne yürümüştü.O maçın sonunda Murat Özaydınlı'nın maç sonunda yapmış oldugu açıklamalarda hakemlere ve Efes Pilsen Kulubune karşı ağır ithamlarda bulundu.Burada bir bakıma haklı olunsa bile bu açıklamalardan sonra Fener taraftarıda iyice galayana geldi diyebilirim...

Abdi İpekçide oynanan mücadelede Fenerbahçe Ülker oyuna iyi başladı,ilk periyot iyi bir oyun ortaya koydu.Daha sonra ise Efes Pilsen daha bir organize ve sert savunma yaparak fenere fazla sayı şansı vermedi İlk yarıyı önde kapadı.3.periyot ile birlikte daha istekli ve arzulu oynayan taraf Fenerbahçe Ülker'di.Efes karşısında iyi bir seri yakalayarak öne dahi geçtiler,fakat Efes Pilsen sazı tekrar ele alarak Fenerbahçe Ülkeri yenip seri'de 4-2 öne geçtigi için Şampiyon oldu.

Tribün olarak ara ara fener tribünleri iyi bağırdı.Ama genelde pek beğenmedim.Arkadaşın dedigine göre Sefa abi'de dün maçta yokmuş,bununda bir etkisi olabilir tam bilemicem.Son dakika olayları için ise gerçekten sebep ne olursa olsun yapılan olaylar çok ayıp .Efes Pilsen oyuncularının bir suçu oldugunu düşünmüyorum burada,fener taraftarınıda tahrik edici bir durumda bulunmadılar izledigim kadarıyla.Olayları ne kadar ayıplarsak ayıplayalım,doğru birşey degil tabi ki ama tüm taraftarlar aynı.Galatasaray,Beşiktaş,Fenerbahçe v.s her taraftar takımının şampiyonlugunu görmek ister,yenildigi zaman ise bu tip durumlar ortaya çıkabiliyor.Ama yukarıda belirttigim gibi Murat Özaydınlının ve fenerbahçeli yöneticilerin ortamı germeleri olayları bu duruma getirmiştir.Maç sonu Federasyon başkanı Turgay Demirel'in Efes Pilsene şampiyonluk kupasını vermemesi ise başka bir olay ...


4 yorum:

mischa dedi ki...

selam,
aslında yazının son paragrafında belirttiğin konu sadece bu maçın değil bu serinin hatta bu senenin en önemli konusu. ben Türkiye'de daha ötesini görmedim. bir sporcuya girilmedi basketbol veya futbolda profesyonel takımlar bazında. herkes aynı demişssin ama ben bizim taraftarın bir sporcuya girdiğini görmedim. yanılıyorsam düzelt beni. o yüzden herkes aynı demek çok doğru değil. orada biz yoktuk. bizim vereceğimiz tepki de bu olmazdı. yabancı madde konusu falan değil, evet onları biz de yapıyoruz ama çocukların kadınların üstünden geçerek sahaya inip basketçiye saldırmak dağdakilerin yaptığından çok da farklı değil. haaa tabi bunlar nasıl bu hale geldi dersek o zaman fb taraftarının genel halinden ve yönetici ve basketbolcularının agresiflik ve hükümdarlık kurmayı amaçlamalarından incelemeye başlamak gerek. yazı için ellerine sağlık. selamlar...

Adsız dedi ki...

Toplum olarak böyleyi.Her tribunde olabilecek bir hadiseydi
sen şunu yaptın sende zamanında şunu yapmıştın diyerek kendimizi kandırırız.

Önemli olan özelleştiri yapabilmek .Sadece fener tribunune has bir olay değil bu.Kim olsa aynı şeyi yapardı.

radicalultras dedi ki...

büyük takım olabilmek ve sadece zaferlerde coşmakla değil, mağlubiyeti hazmetmekle de olur. Ben Fenerbahçe'nin gerçek taraftarının herşeyi kabullendiğini ve yenilgiyi sineye çektiğine inanıyorum. Sadece bazı saglıksız taraftar bozuntuları yüzünden önce kendi kulüplerine sonra Türk basketboluna zarar vermekte.

Efes pilsene gelirsek, kutluyorum yazılacak çok şey onlar için. Yıllardır basketbolun memleketteki en önemli temsilcisi oldular. Efes Pilsen'in ligde olması ve Türk basketbolundaki varlığı son derece önemli.

Senin Sevginle Yaşıyoruz dedi ki...

Selam Mischa
Seninde bahsettigin gibi sanırım türk Basketbolunda bir ilk sahaya girip oyuncuya saldırmak.Ama zamanında bizimde sahaya girmiş oldugumuz maçlar oldu.Örnek olarak Senesini hatırlıyamadım Ahmet Cömert'te Karşıyaka maçında girilmişti,tahriklerden dolayı.Bir anlık tahriklerle herşey olabiliyor,sakin bir yapım oldugu halde o gün sahaya girenlerden biride bendim.Oradaki atmosfer ve psikoloji çok farklı gerçekten.

Benim anlatmak istedigim aslında mentalite olarak taraftar grupları aynı aslında.Tabi bu seride bir çok etken vardı yazıda açıklamıştım ayrıca tahrik olmaya müsait bir ortam vardı fakat yapılanlar hiç ama hiç doğru degil.

Umarım açıklayacı olmuşumdur

Teşekkürler