Perşembe, Aralık 30, 2010

Galatasaray 67 - Fenerbahçe 56




Gerçekten çok güzel maç oldu.Yıllardır takım hedefsiz olduğu için taraftar salonlara küsmüştü, ama bu seneki kıpırdanma tribünlerde etkisini gösterdi.Salonda muazzam bir kalabalık vardı,salon kapasitesinin üzerinde olduğuna eminim.

Takımımız çok iyi ve pota altına dominant,bitirici,tecrübeli bir uzun takviyesiyle şampiyonluğun en güçlü adayı oluruz.Kadro genişliği mutlaka gerekiyor.

Tutku bu maçta herkesin gözüne battı,şahaneydi.Onun yanında Shumpert ve Shipp de muhteşem oynadılar.Fakat maçın en büyük yıldızı bence Oktay Hocaydı.Geldiginden itibaren savaşan,yılmayan,forma'nın hakkını v
eren bir takım çıkardı ortaya helal olsun.

Tribün bugün tek kelime ile muazzamdı.Salon maçlarında güzel destek veriyoruz,nerede destek verileceği nerede rakibi baskı altına alacağımızı bugün çok iyi gösterdik.Çünkü olması gereken bu,basketbolda anlık tepkiler çok önemli ve artık bizdede bu kültür oluştu.

Özlediğimiz şampiyonluk uzak değil ...

Teşekkürler Aslanlar !

Pazar, Aralık 19, 2010

Doğum Günün Kutlu olsun ABİ !



İyi ki tanıdık seni…
İyi ki Ağabey dedik…
İyi ki en zor anlarımızda yanımızda olandın…
İyi ki en güzel zamanlarımızda en güzel kahkaha seninkiydi…

Yanlışı, doğruyu, güzeli, çirkini…
Adam olabilmeyi…
Adam gibi durabilmeyi…
İyi ki abi…

Doğum gününmüş 20 Aralık…
Yine unutuyorduk…
Gerçi sen şimdi burada olsan, sende unutmuş olurdun.
Sevmezsin böyle şaşalı kutlamaları…
Birileri hatırlardı, ben bile unutmuştum derdin…
yaşlanıyoruz derdin yine…
Hani 40’tan sonrasını saymıyordun ya abi…
44 olmuşsun…
Hani yavaş yavaş inmeye başladık merdivenleri demiştin ya abi…
27 Eylül’de kalmış kalbimiz, ruhumuz…
Aklımızda kalmamış 20 Aralık…

20 Aralık…
Sonrası zaten yılbaşı…
Hani insanlar birbirlerine hediyeler alır,
Sürprizler yapar ya abi…
Hani çok uzaklardan birileri gelir örneğin sevdiklerini sevindirir ya…
Gelecek misin sahiden abi?
Hazırlayalım mı kendimizi?
Bekleyelim mi abi lütfenlerle… N olurlar la?.. KEŞKElerle…?
Gel de kutlayalım abi…
Yeni yılı…
Yeni yaşını…
Gel de… bizde kendimize gelelim…
Kutlayalım doğum gününü…
Gel de Yeniden doğalım hep beraber…
Gel de, iyi ki doğdun yerine,
İyi ki doğduk be abi seninle diyelim…
Şampiyon olalım başka bir şey istemem desen de yine…
Biz nice büyük şampiyonlukları feda edelim,
gelirsin belki diye…


İyi ki doğdun Abi…
İyi ki sonsuza kadar bizimlesin…

ULAŞ BAYAM

Adamsın Cana !



Keşke sahadaki ruhsuzlar biraz bu adamı örnek alabilse.Biz bu adamı çok seviyoruz,belki kapasitesi sınırlı ama formanın hakkını veriyor adam.Mücadelesi,azmi,hırsı elinden geleni yapmaya çalışıyor biz böyle futbolcu istiyoruz.Mücadele etsin,Arma'nın hakkını versin bize yeter...

#19 Cana

"Eğer bir savaşa gidiliyorsa ilk başta ben gideceğim."

Cuma, Aralık 17, 2010

gitti gider



Zamanla tanırsın insanları Yiter hayallerin birer birer Gerçeği görüp nefreti tadarsın zamanla Günler geçer saymazsın Sonu yokmuş gibi yaşarsın Geceler mezar olur dalarsın uykuya Nefes al nefes ver Nefes al nefes ver Nefes al nefes ver Gün olur herşey biter Bu adam gitti gider Yorgun argın Usulca burdan göçer Kırgın üzgün Çocukken kurduğun hayaller Tükenir gider birer birer Ne bir umut kalır ne de keyif zamanla Eskiyen bir saat gibi Aynı yönde dönüp duran 24 saatte bir vuran aynı noktaya Nefes al nefes ver Nefes al nefes ver Nefes al nefes ver Gün olur herşey biter Bu adam gitti gider Yorgun argın Usulca burdan göçer Kırgın üzgün.

Demir Demirkan

Sıradaki Kim ?



Commandante Alex
Commandante Guti

Sıradaki Kim ?

Kocaeli 2 - Sakarya 0



Çarşamba günü sessiz bir derbiyi izleme fırsatı buldum.Sessiz diyorum çünkü;hiç bir yazılı ve görsel basında göremedim maç ile ilgili bir konuyu.Derbinin adı Kocaeli-Sakarya bu iki takım şuan 2.ligde mücadele etmekte ve bulundukları yerleri hiç haketmiyorlar.

Kocaeli'yi şehir olarak çok severim.Her hafta giderim,hem İstanbul'a yakın olması hemde o şehirde beni bağlayan birşeylerin olması buna sebep.Kocaeli-Sakarya maçı olurda gitmemezlik olur mu ?Çünkü iki tarafında sağlam tribünleri var,sırf bu sebeple bile maça gidilirdi.Nitekim öyle oldu Kocaeli maraton tribününde yerimizi aldık.

Futbol olarak söylenebilecek pekde birşey yok,goller 2.yarı geldi ve o zamana kadar fazla bir pozisyon olmadı.Tek tük ataklar vardı,ama 2.yarı ile birlikte Kocaeli daha iyi oynadı ve inanarak maçı kazanmayı bildi.

Tribün olarak Kocaeli ilk yarı o kadar iyi değildi.Ama 2.yarı gollerin gelmesi ile birlikte çok iyi bağırdılar.Sakarya tribünleri ise ara ara iyi bağırdılar,ama açıkcası Maraton tribünden onları pek duymak imkansızdı .Maraton tribün dediğim yer ise Hodri Meydan'ın olduğu kısım.

Bundan önceki derbilere nazaran olaysız olarak biten bu derbide bu olayların çıkmaması için çaba sarf eden iki takım taraftarlarına ve emniyetin olay çıkarmadan nasıl deplasman takımı koruduğunu gösterdiği için teşekkür etmek lazım.Deplasmanları yasaklamak çözüm değil,inşallah bu derbi bir örnek olur...

Pazartesi, Aralık 13, 2010

50 Hafta



"Hakemler hakkında bugüne kadar hiç konuşmadık. Ancak penaltı kararı Bülent Yıldırım'a hiç yakışmadı. Acaba aynı penaltı kararını bizim lehimize verebilir miydi? Biz en son penaltımızı 2008-2009 sezonunda yani 50 hafta önce attık. Biz rakip ceza sahasına hiç mi girmiyoruz"

Abdullah Avcı

Hüzünler ve Mutluluklar


Bu sana veda ederken,Son bakış ...

İstifa'da Bir Hizmettir ...



Söylenecek bir söz bulamıyorum,çünkü tüm Galatasaray'lıların içi acıyordur resmen.Tüm samimiyetimle birlikte şu satırları yazarken bile gözlerim doluyor...

Nasıl oldu ne oldu bu duruma geldik,bilemiyorum.Yönetim,taraftar,futbolcu hepimizde illaki suç var.Ama en çokta yönetimin payı var diye düşünüyorum,alınan futbolcuların kalitesizliğine birde yönetim içi çekişmeler eklenince bu durum kaçınılmaz oldu.Bu saatten sonra herhangi bir karar alınsa bile geç kalındı,lig gitti Avrupa gitti bu hale getirenler götlerine kına yakabilirler,rahat etsin hepsi !

Koskaca Galatasaray kulubü ne hallere geldi,sinirden yazacak kelime bulamıyorum.Hala utanmadan koltuk başında nasıl pişkin pişkin oturuyorsunuz?Akıl mantık almıyor gerçekten.Adnan Polat açıklama yapıyor 2012'ye kadar görevimin başındayım,gülsem mi ağlasam mı bilemiyorum.Adnan Sezgin ise Başkana defalarca istifa mektubu verdiğini ve her defasında geri çevirdiğini söylüyor.Aralarında nasıl bir çıkar ilişkisi nasıl bir menfaat var ki kulubun içler açısı halinde bile bu adam görevinin başında ?

Allah Belanızı Versin !

Cumartesi, Aralık 11, 2010

Hayatımın Tam Ortası ...



Ali Samiyen Stadı

Hayatımın tam ortası
Nice şampiyonlukların
Zaferlerin mekanı

Her köşende bir anın var
Hüzünler ve mutluluklar
Gözümde yaş kalbimde sızın
Zaman ayrılık zamanı.
...

120 TL !



12 Aralık 2010 Pazar günü saat 19.00'da oynanacak
Ankaragücü-Fenerbahçe maçının bilet fiyatları maça damgasını vurdu.

KALE ARKALARI: 120 TL
MARATON: 125 TL
KAPALILAR: 130 TL
MİSAFİR TRİBÜN: 120 TL

Yukarıda oynanacak maçın bilet fiyatlarını görüyorsunuz.Yaptıkları gerçekten ayıp.Taraftarı bu kadar aptal yerine koyma mantığı nedir allah aşkına?Türkiye şartlarında insanlar boğazlarından kesip maça geliyor,ama Bilet fiyatları 120 TL !

Ankaragücü-Fenerbahçe maçıda dahil bir çok maçta yönetimler bilet fiyatlarını yukarıya çekebiliyor.Önceki dönemlerde aynı şekilde bizimde başımıza geldi.Buna bir Standart getirilmesi lazım sezon başında.Nasıl olur bilmiyorum ama gerçekten bir çözüm gerekli.

Gökçek ailesi Ankaragücü'nün başında ne için olduğunu hepimiz biliyoruz,kendi reklamlarını yapıyorlar çokda güzel.Ama oraya gelecek taraftarlar kadar bir takım aşkı olduklarına inanmıyorum.Gecekondu umarım tepkisini sürdürmeye devam eder,bu adamlar Türk Futbolundan bir an önce defolup giderler inşallah .


Pazartesi, Aralık 06, 2010

Come Back Soon Cimbom



St.pauli tribünleri ...

İnönü Meydan Savaşı






Beşiktaş-Bursa maç öncesinde stadın çevresinde bir çok olay meydana geldi.Son yıllarda Türk tribünlerinde geniş çaplı olaylardan birisidir bu maç öncesi yaşananlar.Basına yansıyan ve yansımayan bir çok ayrıntıda mevcut.

Bursa taraftarı 7.5 yıllık olan deplasman yasağı kalkması ile birlikte İnönü'ye çıkartma yapacağını ve akabinde olayların olacağını her tribüncü az çok kestirebilir.Ama polis'in yeterli derecede önlem alamadığını gördük.

Olayların olduğu saatte stad civarındaydım,Beşiktaş'lılar baya bilenmişti bana kalırsa.Buna etken olarak;Bursa taraftarının İstanbul dışından gelen Beşiktaş taraftarına,Gebze civarında saldırması ve olayın Beşiktaş tribünlerini dahada tahrik etmesi.Beşiktaş taraftarı deplasman girişinin oraya kadar gelerek,Bursa taraftarına saldırıyor,Bursa'lıların yapacağıda pek birşey yok aslında ufacık yerde sıkışıp kalıyorlar,karşılık veriyorlar ama ne derece etkisi oldu orasıda tartışılır .

Bu olaylar sonucunda yeni deplasman yasakları gündeme gelir,tribünler üzerinde baskılar artar.Bakalım önümüzdeki günlerde ne gibi sonuçlar görecek Türk Tribünleri ?

Seni Yıkacak Dozerin



Bu tişört Store'de satışa çıkarsa eğer,baya bir satış yapar.
Yapanların ellerine sağlık .

Pazar, Aralık 05, 2010

Kasımpaşa 0 - Galatasaray 3



1 aylık kazanamama serisine Kasımpaşa maçıyla birlikte son vermiş olduk.Fakat bizim takım için Kasımpaşa maçı ölçü olmamalı,çünkü karşımızda güçlü bir takım yoktu maç 6-7 olabilirdi,ama Pino sağolsun baya bir pozisyon kaçırdı.

Tribün olarak çok iyi değildik.Tezaruhatların başlaması konusunda bir uyumsuzluk oldu.Takımın gidişatı ve bulunduğumuz durumda buna bir etken tabi.

Önümüzdeki 2 maç sonrasında ligler tatile giriyor,takım bu devre zamanında biraz toparlarındiye düşünüyorum.Sakatların iyileşmesi ile birlikte yükselişe geçmemiz lazım,şampiyonluğun hayal olduğunu düşünmekle birlikte,en azından Avrupa hedefi için saldırmamız lazım ...

En kötü gün bugünse,bugünde Galatasaray !

Galatasaray 61 - Banvit 52


Bu seneki hedeflerimiz doğrultusunda cok önemli bir galibiyet aldık.Bu takım savaşıyor, savunma yapıyor, hücumda ne gerekiyorsa onu yapıyor saçmalamıyor ve her türlü desteği hakediyor. Bize düşen sabırla beklemek, başarılar bir günde gelmiyor, belki bu sene olmıcak ama seneye bu takım kilit iki takviye ile şampiyon olabilir.

Tribün olarak iyi destek verdiğimizi düşünüyorum.Önceki senelerde oyununun içinde olan bir kitle yoktu ama bu sene durum çok farklı.Oyunun gidişatına göre tezaruhat yapan taraftarımız var,olması gerekende bu zaten.

Teşekkürler Aslanlar !

Cuma, Aralık 03, 2010

Haftanın Sonu



Abdi İpekçi SS

15.00 Galatasaray -Banvit

Recep Tayyip Erdoğan Stadı

19.00 Kasımpaşa - Galatasaray

Varsın alem çeksin gitsin,biz hep Seninle !

Galatasaray'lı Olmak ...



Hagi'nin hırsı, Kewell'ın yüzündeki gülümseme, ilk yarısını 0-2 önde kapattıkları maçı 3-2 kaybeden Real Madrid'li futbolcuların şaşkınlığı, 5 metreden vurduğu kafayı Taffarel'in nasıl çıkardığını anlamaya çalışan Henry'nin boş gözlerle etrafa bakışıdır Galatasaray. Hagi'nin 30 metreden çatala astığı golün arkasından Sabri Ugan'ın attığı çığlık; Ömer Üründül'ün kupa gelince dudaklarından dökülen "korkunçç bir şeyy" feryadıdır. çıkık omzuna aldırmadan maça devam eden Bülent kaptan'ın inancına; uefa finalindeki son penaltıyı gole çeviren Popescu'nun deparına; Fatih Terim'in gözyaşlarına; Metin Oktay'ın "bizi sevenleri üzmeyelim baba" cümlesine bakmak gerekir ona dair sevginin ne olduğunu; nasıl bir şey olduğunu anlayabilmek için. Kimi zaman Meksika'da bir hapishane duvarında çıkar karşına adı, kimi zaman Ryan Giggs'in kariyerine dair anlattığı bir hikayede ya da Gregory Coupet'in bir röportajında... unutturmaz kendini, unutamazsınız. Türkiye denince Galatasaray gelir aklına dünyadaki bir çok kişinin. Hakan Şükür gelir, Hagi gelir, Popescu gelir, Fatih Terim gelir.

Galatasaraylı olmak, torununa, çocuğuna, arkadaşına, kardeşine anlatacak bir şeylerinin olmasını sağlar. Turgay Şeren'den bahseder eskiler, Coşkun Özarı'dan bahseder, Prekazi'den bahseder, Metin Oktay'ı düşürmez dilinden misal. Şampiyon kulüpler kupası'ndaki yarı finali anlatırlar. efsanevi Manchester maçlarına değinmemek olur mu? onu da yaparlar. ya da Neuchatel maçlarını. Biraz daha yaklaşırsın bugüne, 4 yıl üst üste şampiyonluk ve akabinde hiç yenilgi almadan gelen uefa kupası, süper kupa... 17 mayıs 2000 hani. Türkiye'nin tek yürek olduğu gün. Dünya üçüncüsü olan milli takım'ın ilk 11'indeki 7 futbolcu. Sivas'ta 5-3 biten maçta arda'nın hırsı; Hasan Şaş'ın umudu; Cevat hoca'nın inancı meze olur muhabbetlere.

Galatasaraylı olmak, futbol mevzubahis ise, yılmamayı öğrenmektir. Mamuttur galatasaray zira. 1-2'lik maçı son 10 dakikada 3-2 kaybeden Maldini'li Milan'ın sahadaki "n'oluyor a... k..." duruşudur. 10 kişi kalan takımın mücadelesini gören Arsene Wenger'in yüzündeki endişedir.

Yenilmiyor mu? Yeniliyor. Fark yemiyor mu en büyük rakibinden? yiyor. Adı sanı duyulmamış takıma elenip avrupa'ya veda etmiyor mu? ediyor. ama ne fark eder ki? neyi değiştirebilir tüm bunlar? sevgisini mi eksiltir taraftarının; inancını mı azaltır; daha az bağırmasını mı sağlar tribünde? hiçbiri.. hiçbirini yapamaz. o yüzden galatasaraylılık sadakat ister.sabır
ister; her koşulda bağrına basmayı gerektirir takımı. kaypak aşklar gibi günübirlik olmamıştır; ezeldir, ebed olacaktır.

Severek Ayrılanlar !



Elano geldiğinde kendisinden çok ümitliydim.Bizde patlama yapacağını düşünüyordum,ama geçen zaman diliminde Elano'dan herhangi bir hareket göremedik.Acaba bizmi çok büyüttük bu futbolcuyu ?İyi niyetli oyuncu ama olmayıncada olmuyor ...

Yukarıdaki fotoğraf ise çok garibime gitti,gönderdiğimiz futbolculara plaket veriliyor.Veren kişi kim Adnan Sezgin ! Ulan koskaca kulubu ne hale getirdiniz birde utanmadan nezaket amaçlı plaket veriyorsunuz ayıptır...Acaba kendisi bu kulupten ne zaman defolup gidecek,gittiği gün Büyük Galatasaray Taraftarı kendisine başka şeyler vereceğinden hiç şüphesi olmasın ...

Vizeler


2 haftalık periyot bugün itibariyle bitti.Genel olarak iyi bir vize dönemi geçti diyebilirim,ama bu neşem notlar açıklandıktan sonra nasıl olacak görecegim bakalım ...

Kendimi bildim bileli okuyorum,aslında okumak güzel birşey.Ama hakkını vererek okursanız eğer.Benden kaynaklanan sebeplerden ötürü boşu boşuna 1 sene okulu uzattık.Sağlık olsun ama bazen zoruma gitmiyor değil,bu durum.Ayrıcakendi yaşıtım arkadaşlarımın iş hayatı ile ilgili düşüncelerini dinlemek ve hayata bakış açılarının mezun olduktan sonra 360 derece dönmesi beni düşündüren olaylardan birisi...

Bu sene inşallah bende mezun olacağım,ama hayata dair planlarımı ne derece yapabileceğim onu zaman gösterecek...

Salı, Kasım 23, 2010

Dragon



Adidas'ın Dragon Modeli.

Çok rahat bir ayakkabı,Adidas'ın ayakkabı modellerini pek sevmemekle beraber Dragon modelini denektikten sonra fikrim değişti.

Tavsiye edilir.

Karalamaca #23



Bu enlemde yahut boylamda bana ne yaptıklarını anlatma lütfen.Hatalarından bahsetme. Kim olduğunu bilmek istemiyorum, böyle çok güzel, (-yok marmara değil) sen. Bir bilsen.. Bilmem kaç katlı bir gökdelenin bilmem kaçıncı katına bakarken olsa bile... Boynum tutulmuş olabilir, birazdan gideceğim de hatta, biranın bitmiş olması umurumda değil, yine de herşey çok güzel, bozmayalım bu büyüyü..Başlamayalım..Başlangıçlar başlamak için değil, bilakis engellemek için. Engelledikçe ilerliyoruz. Birşeye başlayınca tekrar başa dönüyoruz.Bir lojman griliğinde olmasa bile seneler evvel aynı semtte içerken, şimdi ilk kez duyduğum bir şarkıcının bilmem ne şarkısında bile seni buluyorsam; geçmişimde bile yer etmiş kadar hayali, pirezınt kontinyus tensimden çıkmayacak kadar gerçeksen, olmasın zaten başka birşey, ne lüzumu var...

Haydi maça !
heyecanında ki gönlüm her sabah aynı rüyaya başlıyor olabilir, kapıda ki resmine bakmakla geçen rüyam, kafamı yastığa koymamla son buluyor da olabilir, laf oyunundan başka birşey değil bunlar. Onca yollardan sonra, yeniden yollara düşmek niyetindeyim diyorum anlamıyormusun. Ama seçemiyorum yolları, dedim ya boynum tutuldu. Eksik görünüyor yarınlarım bana. Neresinin sıla, neresinin gurbet olduğunu bile ayıkamadım daha.Uçtu, uçtu kuş uçtu hafifliğinde ki bünyen, bunları anlayabilecek mi bilmiyorum ama böyle ve bunun gibi bir sürü şey işte..

Kelime anlamıyla sadece tebligatlardan oluşan bu aramızda ki meseleden de pek bir umudum yok zaten. İsyanımızın hatırına anlatayım birkez daha; uzun teneffüste, siyah beyaz olmasa da koyu mavi önlüklü bembeyaz yakalı koşuşturmanın tam ortasındayım. Ve sen aşılı kolumsun. Sırf anlamsız dizelerden sebep, senden sebep, daha çok seviyorum sol kolumu. İki kolu farklı bir adamım artık sayende. Hayattayken yaşa diyorsun ya, böyle yaşıyorum işte ben de...

Çarşamba, Kasım 10, 2010

10 Kasım !



Bugün Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk'ün aramızdan ayrılışının 72 yılı.Her daim mirasına sahip çıkacağız.Seni çok özlüyoruz ATAM !

Ruhun Şad Olsun.

Benim naciz bedenim birgün elbet toprak olacaktır fakat TÜRKİYE Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır. (Başbuğ ATATÜRK)

Salı, Kasım 09, 2010

Trabzon 2 -Galatasaray 0



Maalesef Galatasaray'ın futbol kültürü kan kaybediyor. Bunun nedeni Hagi değil. Bu kulübün içinde çekildiği popüler akımlara teslim olmasından kaynaklanıyor.Galatasaray'ın köklerinden kopuşunun sonucu olarak önce takım olma duygusu kayboldu,sporculuk değerleri yerine ayak oyunları,hocayı sabote edenler,yönetim-taraftar-oyuncu tezgahları geldi.

En kötüsüde Galatasaray ülke futbolunu ileriye taşıyan,yetinmeyen,devrim yapan yapısından kopup ülkedeki kör döğüşü futbolu kendine bayrak yapan küçük hedeflerin kulübü oldu. Bu da yine kulübün köklerinden uzaklaşmasından kaynaklanyor. Tarihinin,okulunun,değelerinin doğrultusunda değil ben yaptım oldu yöneticiliğinin esiri oldu. Bu yolun sonu iyi değil.Takım iyi olur kötü olur ama bazı değerlerin artık geri gelmesi çok zor.

Bugün Servet'i kovsan ne olur. Adam torunlarına yetecek kadar hikaye biriktirdi. Koca Galatasaray'ı kukla yaptım diyecektir.Sarp'ı yollasan ne olur? Adam koskoca Rijkaard gitti biz kaldık diyecektir.

İşte bu mesajın taraftara ve genç oyunculara ,gelecekte Galatasaray forması giyecek oyuncuya miras kalacak olması asıl kayıptır.

Geçmişte bu kulüp çok sıkıntılı ekonomik dönemler geçirdi. İkinci sınıf oyuncular getirdi.Ama hiç biri kulübün kendisine mahkum olduğunu düşünmedi. Her yönetim bu kulüpte futbolcunun sadece bir işçi olduğunu oyuncuya hissettirmiştir.

Aslında ülke futbolu iyi bir yere gitmiyor. Yakın gelecekte futbolumuz Macaristan dolaylarına düşecek. Sürekli kavga eden,topla oynayamayan kazmalar övülüyor.İşte savaşçı futbolcu işte takım oyuncusu diyerek vasatlar değerli oyuncuların yerine geçiyor.Dos santoslar,Lincolnler,Jo lar,FR'lar yerine Sarplar,Servetler değerli oluyor.Bursalar,Kayseriler değer kazanıyor.Medya yetenekli oyuncuları "bunlar çok yumuşak,çabuk sakatlanır,Türk oyuncusu bunları oynatmaz" gazı ile yetenekli oyuncular sakatlanıyor,küstürülüyor.Bize de geriye Barıştan,Servetten tad almaya çalışmak kalıyor.

Maç 0-0 bitecekti. Topu dışarıya atmayı kendine yediremeyecek kadar kendi vasatının farkında olmayan Servet in hatasıyla yenildik.Tamam takım mücadele etti. Trabzonu oynatmadık,Denk bir mücadele oldu.Ama bu puan kaybı bir nevi şampiyonluğun gitti bir maç oldu.İnşallah yanılan ben olurum,ama görünen köy kılavuz istemez...

Trabzon 2 - Galatasaray 0

Pazar, Kasım 07, 2010

Hayatın Tam Ortası

New York'ta Beş Minare



Mahsun Kırmızıgül'ün diğer filmlerine göre bu film yanında çerez kalır gerçekten.Filmle ilgili çok beklentiye girdik sanırım biraz hayalkırıklığı oldu.Film içerisinde verilen ince mesajlarında önemli olduğunu düşünüyorum ...

Bir ayrı parantez Haluk Bilginer'e açmak istiyorum.Çok iyi bir rol çıkardığını gördük kendisinin.Oldum olası kendisinin oyunculuğunu beğenirim.Hangi rol olursa olsun,hakkını veriyor gerçekten.


Filme 10 üzerinden 6.5 veriyorum ...

Pazar, Ekim 24, 2010

Cimbom Çağır Yeter !



Derbi öncesinde Taktik,analiz pek yazmak istemiyorum.Futbolcular çıkıp üzerindeki formanın hakkını versinler,Biz ise tribünde iyi bir performans ortaya koyalım bana yeter.
Olmamız gereken yerde olacağız...

Saldır Galatasaray !

Cuma, Ekim 22, 2010

Hoşgeldin Giga !



"Galatasaray benim için o kadar değerli ki, oğlumun doğum gününde buradayım"

Gheorghe HAGI

Perşembe, Ekim 21, 2010

Karalamaca #22



Beyaz bir perdeye yansıtabilirmisin hayatını ? Yansıtamazsın, deneme boşuna. Kördür çünkü yansıtan, neyi anlatabilir ki gözsüz güzellikler. Bunca sene sonra bile hala körsen. Kal orada ! Artık hiçbir şeyden kurtulamazsın. Islanmışsındır bir kere. Yaş günün kadar sıcak bir Temmuz güneşinde dahi kuruyamazsın. Ve aslında kurumak da çok sanat müziği bir kelimedir. Kelimeler her daim anlam içermez, italyanca olsa da, yunanca olsa da.. Ama hayat öyle değildir, her daim dersini verir. Her boş anında çıkarır karşına asıl gerçekleri. Asıl gerçekler, aslolan gerçeklerdir.Aslolan ise tribündür.

İntikam ise çok ama çok soğuk yenen bir yemektir ...

Sahada İşini Yapanlara Saygı (Tribün Dergi)



http://www.youtube.com/watch?v=ENrVwwjmjNQ
http://www.facebook.com/video/video.php?v=438351772986
http://www.tribundergi.com

Reklamveren: Tribün Dergi
Reklam Yazarı: İlkay Yıldız
Sanat Yönetmeni: Atilla Karabay
Yönetmen: Mert Baykal
Prodüktör: Sevinç Metuçin Öktem, Berna Parlak, Eser Fırat
Prodüksiyon: Zihin Açıklığı

Keyifler yerinde ...



Bugünkü idmandan çekilen bir kare.Bu fotoğraf aslında çok şeyi anlatıyor.Ligde dibe vurmuşuz,Rijkaard gönderilmiş ,Taraftar ise üzgün ama futbolcularımızın keyfi yerinde sanırım...

Allah neşenizi bozmasın beyler,hep böyle devam edin ...

Yazıklar Olsun !

Pazartesi, Ekim 18, 2010

Vazgeçemem ki ...



Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi.Yönetimin yaptığı yanlış transferler ve gerekli yerleri gerekli transferlerin yapılmaması,Üstünelin yollanıp sezginine tüm yetkiye verilmesi,transferlerin geç yapılması veya yapılamaması sonuda avrupada 10.cu sınıf bı takıma elenip 8 haftada ligde 4 mağlubiyet almıştır buda bu ana kadar olan bilançodur.Bunların hepsi belliydi ve daha avrupada elendiğimiz vakit bu tablonun oluşucağı belli olmuştu.

Büyük ihtimal Rijkaard ile yollar ayrılacak.Oysa geldiginde çok umutluydum.Fakat 1.5 sene içerisinde hala takım olamamak düşündürücü gerçekten.Takım olarak önümüzdeki 2 maçıda kazanamıcağı belli oldu.Ama asıl sorun Rijkaardın gönderiltikten sonra sorunlar biticekmi?Takım düzelicekmi?Onu bekleyip hep birlikte görecegiz...

Galatasaray 2 -Ankaragücü 4

Vazgeçemem ki ...

Salı, Ekim 12, 2010

Ultras Mitingi

Almanya'daki ultras taraftar grupları, taraftar kültürünü koruma amacıyla bir araya gelerek Berlin'de bir protesto mitingi yaptılar. FC Kaiserslautern, FC Köln, Union Berlin, FSV Mainz 05, Borussia Dortmund, Eintracht Frankfurt, Bayern München, Sankt Pauli, Hamburger SV, Hertha BSC, Hannover 96, Dynamo Dresden, Werder Bremen taraftarlarının iştirak ettikleri organizasyona 4000 bine yakın taraftar katıldı.

Maçların başlama saatleri, bilet fiyatları, polis şiddeti, ticarileşme ve uygulanan güvenlik önlemleri temel protesto konuları oldu.

Alman tribünleri güzel bir miting yapmışlar,tribündergi'de konuyu görünce aklıma hemen acaba Türkiye'de böyle bir protesto yapılabilir mi diye kendi kendime sordum.Tabiki şimdilik böyle birşeyin olacağını maalesef hiç düşünmüyorum.Tribünler sadece cenaze törenlerinde birlikte olmaktan öteye gidemiyor.Türk tribünlerinin sorunlarından birisi;ortak bir duruş sergiliyememesidir.Böyle olunca bilet fiyatları,polislerin orantılı güç kullanımı v.s hep önümüzde birer sorun olarak teşkil etmekte...

Cumartesi, Ekim 09, 2010

Top ağlarda

Fatih Terim İSTİFA !



Eldeki kadroya göre beklenen futbol ve sonuç ortaya çıktı. Elbette Almanya grubun favorisi, Almanya deplasmanından puansız dönmek beklenmeyen bir şey değil ama.Alışık oldugumuz Milli Takım görüntüsünden çok uzaktık.Fatih Terim döneminde Hırs,Mücadele,Azim rakibini ısıran bir anlayışımız vardı ama artık değiştini görebiliyoruz.Sahada mücadele etmeyen bir takım var maalesef.Mücadele ederek kaybetsek bu kadar kimse üzülmez,fakat sahada hiç birşey yapmadan yenilmek kötü bir durum ve açıklanması gereken bir çok şey var ...

Takımlarında oynayamayan Halil, Özer, Sabri, Tuncay, Semih gibi oyuncular milli takımda oynuyorsa, Türkiyenin tek yıldızı Arda sakatlıgından dolayı oynamıyorsa bu sonuç normaldir. Türk futbolundaki düşüş sürüyor çünkü yeni gelen kaliteli bir jenerasyon yok.Peki lejyoner futbolculara baktıgımızda;Tuncay kadroya giremiyor. Nuri Şahin iyi, güzel hoş ama hala Nuri Şahin'den çalım bekleyen bir spor basınımız var. Nuri Şahin solak diye, tipik sol acık zannediliyor. Hamit tamam kaliteli topcu diyecek lafım yok. Ama Hamit, her zaman büyük takımların rotasyon oyuncusudur. Aynı Hamit hiçbir zaman takımın kurtarıcısı olamaz. Çünkü mayasında yok. Halil Altıntop, gerçi senelerdir tanırız da yeni düştü Milli Takım'a sayılır. Ne demek istediğimi anlamışsınızdır. Böyle bir milli takımdan ne bekliyoruz ?

Berlin Olimpiyat stadını dolduran Türk taraftarlarına teşekkür etmek lazım.Çünkü ellerinden geldikleri kadar destek olmaya çalıştılar.Mesut Özil konusunda ise Türk kamuoyu ikiye bölünmüş şekilde.Ben futbolcunun kararına saygı duyulması gerektigine inanıyorum.Olayın çok abartıldıgını düşünüyorum,biz iyi olduktan sonra Mesut,Ahmet,Mehmet farketmez !

Hiddink geldigi günden beri Milli Takım'a ne kattığı çok belli oluyor.Maç dönemi, günü birlik Türkiye gezileriyle teknik direktörlük yapılmıyormuş demek ki. Doğru dürüst takip etmek, dizini kırıp çalışmak gerekiyormuş teknik direktörlüğünü yaptığın memleketin futbol liginde. Takımı taktikten yoksun, gazla, şevkle, imanla oynatıyor denilen Fatih Terim'in yanında Müfit olamazsın bu akşamki beceriksizliğinle Hiddink efendi...Ayrıca Şu oyun dizilimiyle Fatih Terim cıkmış olsaydı, spor kamuoyunda kimbilir neler olurdu ?

Almanya 3 -Türkiye 0

Cumartesi, Ekim 02, 2010

Karabük 2 - Galatasaray 1



Lig başından beri sahaya farklı 11’lerle de çıksak hiçbir değişiklik yok takımda. Fizik güç ve kondüsyon olarak ligin en düşük takımlarından biriyiz.Orta sahada geçen hafta Cana ayakta kalmıştı, bugün o da erken çıkınca yol geçen hanı oldu orta saha.

Aslında bize ilk önce takım içi disiplini sağlayacak bir hoca ve kriz anında müdahale edecek yöneticilere sahip olmamız gerekir.Maalesef şu anda öyle bir hoca yok fakat Skibbe döneminden bu yana da ortada yönetici yok.

Hakem verdiği tanlış kararlarla maça direk etki etti. Ama bunları mazeret gibi sunmak sadece hocaya ve futbolculara koruma kalkanı olur bir süreliğine.

Tribün olarak İstanbul'dan 4 otobüs yola çıktık.Maç öncesi ve maç sonrasında sürekli olarak küfür eden Karabüklüleri anlamadım.Hani aramızda birşey varda ben mi bilmiyorum diye düşünmedim degil.Ara ara tribünde iyi bağırdıgımızı düşünüyorum,eğer erken gol yemeseydik daha iyi tribün yapardık.

Genel olarak bakarsak eğer;galibiyet veya şampiyonluklar önemli fakat onun öncesinde futbolcular çıksınlar sahada ellerinden geleni yapsınlar, takım ruhunu ortaya koysunlar;Üstlerindeki Galatasaray Formasının hakkını versinler yenilmeyede razıyım.Ama hiçbir şekilde mücadele etmezsen,taraftarı arkanda bulamazsın...

Cuma, Ekim 01, 2010

Hey Gidi Nizam Abi Be!


Tribünde bildiğimiz ağabeylerden biraz farklıydı, çok ama çok değişik bir adamdı Nizam Abi...

Cebinde 3 kuruşla deplasman kovalardı, bazen deplasman otobüsüne alınmazdı ama herkesten önce yine o giderdi en uzak şehirlere. Alınmadığı otobüsleri o karşılardı o uzak şehirlerde.

Abi demektense adıyla seslenirdin, gülerekten yanına gelip sigara isterdi. Çok fazla konuşurdu, ama konuştuğu tek şey her zaman Galatasaray olurdu...

Böylesi bir Galatasaray sevdalısı bir adamdı Nizam Abi...

Buca deplasmanı dönüşü iyice ağırlaşan rahatsızlığı aramızdan aldı O`nu. Belki o deplasmana gitmeyip bedenini o kadar yormasaydı, biraz daha bizlerle olabilirdi, yeni stadımızı Nizam Abi`de görebilirdi.

Ama Galatasaray`dı onun herşeyi, herşey Galatasaray`dı Nizam Abi için...

Ne Galatasaray senin gibi kalbi temiz insanlardan ayrılır, ne de sen ayrılırsın Galatasaray`dan. Biliyoruz ki oralarda bile Galatasaray`ı düşüneceksin hep...

NUR İÇİNDE YAT...

Perşembe, Eylül 30, 2010

Kendine Değer Biçememişlerin Hezeyanı

Bu konuda karnımız epey tok, dünden bugüne öyle değerlerle bütünleştik, öyle değerlerle sevdik ki sarı-kırmızı dünyamızı gururla...

İşte onlardan biri de elbette Metin Oktay. Metin Oktay , Galatasaray için  "değer"  sözcüğünün tanımıdır, Metin Oktay`ın nasıl bir değer olduğuyla alakalı uzun uzadıya yazmanın anlamsız olduğu da aşikardır, zaten kendisini yücelten bir çok fikir, bir çok yazı silsilesi mevcuttur...

Ancak tarihten bu yana kendine Metin Oktaylar değerinde tarihe mal olacak kişileri yetiştirememiş , bünyelerinden çıkaramamış olanlar son birkaç senedir bizim değerlerimize sahip çıkma çabasına girmektedirler.

Senede birer defa gazete servislerine  Metin Oktay`ın aslen Beşiktaşlı olduğu haberleri gündeme getirilmeye çalışılıyor, çabalanıyor. Bu tam anlamıyla psikolojik bir travmanın getirdiği hezeyandır.

Bugün bir gazetede yine aynı hezeyandan ortaya çıkan "Metin Oktay Beşiktaşlıydı" haberini okuduk. Aynı haberin içinde Metin Oktay`ın Beşiktaş taraftarı olmasına kanıt  olarak şu iddia savrulmuş;

“1954 yılında Orhan ve Varol, Metin Oktay’ı siyah beyazlı kulübe transfer olmaya ikna etti. ‘Ben zaten Beşiktaşlıyım’ diyen Metin, 4 bin 500 lira isteyince, gönül verdiği takım yerine G.Saray’a imza attı.”

Bahsettiğim psikolojik travma sonucu ortaya çıkan hezeyanı işte bu iddia yeterince açıklamaktadır.

Önüne bir bavul dolusu koyulan paraya karşılık sevdiği, gönül verdiği takımından vazgeçmeyen Metin Oktay`dan bahsettiklerini unutmuş olan bu şizofren zihniyet bilmelidir ki Metin Oktay gibi bir adam Beşiktaşlı olsaydı, para için Galatasaray`a gelmezdi...

Önce Metin Oktay`ı tanımak, Metin Oktay`ı çözümlemek gerekir.

Sizlerin o küçük kafaları Metin Oktay`ı anlamaya yetmez !

Daha önemlisi sizin Metin Oktay`ı anlamanıza yüreğiniz yetmez!

Çarşamba, Eylül 29, 2010

Cüneyt Çakır



Bugün Zenit-Barcelona maçını izlerken gurur duydum.Çünkü seneler sonra bir Türk Hakemi CL'de maç yönetiyor.

Elin bilmem nerelisi gidip maç yönetirken bizim hakemlerimiz neden yönetmesin üst düzey müsabakaları?Biz içeride kendi kendimizi yemekten başka birşey yapmıyoruz doğrusu.Spor camiasındaki insanlar ve tv başındaki sözde yorumcular 3 saat bir pozisyonun tekrarını izlettirip durup ancak karar verebiliyorken;hakemler ise maç içerisinde o kararı hemen vermek zorunda

Maçın tamamını mükemmel yönettiğini düşünüyorum.Verdiği 2 penaltı kararıda doğru ,vermediği penaltıda doğru.Faullerde ve sarı kartlarda hata yapmadığını düşünüyorum.

İnşallah bu şekilde hakemlerimizi Avrupa'da maç yönetirlerken izleriz ...

Helal Olsun ...

Kaldığımız Yerden ...



Yaklaşık olarak 2 aydır foruma yazı yazamıyorum.Hem yaz tatiline çıkacagım zaman bilgisayarın bozulması ve bazı nedenlerden dolayı internet aleminden biraz uzak kaldım.Tabi bu durumun hem olumlu hem de olumsuz yanları olmadı degil.Bunları ilerleyen zamanlarda blog'da yazacağım tabiki ...

Şimdi Kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Vira Bismillah !

Pazartesi, Ağustos 02, 2010

Bir tek seni sevdim,gerisi harbiden yalan ...


Bir Sen Eksiktin ...




Siyasetçilerin ülkemizin farklı kentlerine mitinge gittikleri zaman;dikkat ederseniz eğer o kentin takımının atkısını görürsünüz.

Bu durum beni çok rahatsız etmekde.Futbolun sadece futbol olmadığının kanıtı bir kez daha ortaya çıkıyor maalesef.Siyasi çıkarlar uğruna,futbol ön ayak ediliyor.Bir taraftar olarak üzülmemek elde değil...

Önümüzdeki 12 Eylül referandumu öncesi alanlara baktıgımda Kılıçdaroğlu'nun gittigi şehirlerde atkısı gözden kaçmıyor.Fakat diğer liderlere bakıldıgı zaman herhangi bir atkı taktıklarını görmedim;fakat görsem ne değişebilir ki?Onlarda geçen seçimlerde aynı konumdalardı.


Futbol siyasete alet edilmemeli ...

Çarşamba, Temmuz 28, 2010

Seneye LACİVERT Forma Olsun !



Kulubumüz 3 adet forma tanıtımı yapıyor ve tanıtılan 2 formanın renklerimizle uzaktan yakından alakası yok.

Kendi rengimiz olan Parçalı ise:geçen sene giydigimiz forma ve efsaneleşmiş parçalı forma değil ...

Tamam alternatif forma olabilir,farklı pazarlama stratejileri olabilir ama bu durumu ben kabullenemiyorum .

Sırası ile turuncu,mor,somon ve krem ve bu formalara farklı farklı hikayeler öne sürerek bir nevi formaların pazarlaması yapılıyor.Aslında forma satışlarına bakıldıgında turuncu ve mor formada yüksek satış yapıldıgıda bir gerçek;ama dedigim gibi gözümüz parçalı dışında bir forma görmek istemiyor.

Bizim sevdamız rengimiz Taçsız Kral'ın giymiş oldugu Parçalı Formamızdır !

Sevgili Pazarlama ekibimizin önümüzdeki sene için farklı bir renk forma tanıtımı olacaktır.Zira kendileri yılın trendleri bakımında bu Mudo v.s gibi rakipler ile rekabet edecegiz,malum yeni pazarlara girdigimiz için.

Seneye hiç yorulmasınlar LACİVERT forma çıkarsınlar !

Tribündeki yerin seni bekler ...



Adnan Sezgin gibi geçmişi şaibeli olan bir adam uğruna;Galatasaray için gecesini gündüzüne katıp çalışan Haldun Üstünel'in bir şekilde istifa edilmeye zorlanması benim ve bir çok taraftarın zoruna gitti açıkcası.Adnan Polat ile Adnan Sezgin arasında ne tür bir ilişki var konu Haldun Üstünel'in istifasına kadar uzanıyor,hayret etmemek elde değil ...

Sayın Başkan'ın Adnan Sezgin sevdası birgün başını yakacak ama haberi yok ya da hala farkında değil ...

Bu olay sonucunda taraftarın her zaman arkasında durdugu Adnan Polat önemli bir destegini yitirebilir.Eğer bu sezonda alınacak bir başarısızlık kendisini istifa eşiğine getirecektir.

Yazıklar Olsun !

Çarşamba, Temmuz 14, 2010

Turkcell Süper Lig Fikstürü 21 Temmuz'da Çekilecek ...



2010-2011 Sezonu Süper Lig fikstür çekimi 21 Temmuz 2010 Çarşamba günü yapılacak. TFF yetkilileri ile Süper Lig'de mücadele edecek olan 18 kulüp temsilcisinin katılacağı kura çekimi, Haliç Kongre Merkezi Sadabat Salonu'nda saat 14.00'de başlayacak.

2010-2011 sezon planlamasına göre, Süper Lig'de yeni sezon 15 Ağustos 2010 tarihinde başlayacak. Ligin ilk devresi 19 Aralık 2010'da oynanacak 17. hafta karşılaşmaları ile bitecek. 2. devresi 23 Ocak'ta başlayacak olan Süper Lig, 22 Mayıs 2011'de oynanacak maçlarla sona erecek.

İlk maçımızın Antalya veya Buca deplasmanı olmasını istiyorum.Derbilerde ise Beşiktaş ile içeride,Fenerbahçe ile Kadıköy'de olmasını istiyorum.

Turkcell Süper Lig Artık Başlasın !