Pazar, Mart 28, 2010

Galatasaray Halktır;HALKINDIR !



Taraftarın büyük çoğunlugunun istedigi Adnan Polat tekrardan başkan seçildi.Yarın kalan projelerin tamamlanması açısından en azından 1 dönem daha koltukla olması gerekiyordu Başkan'ın.Bu çıkan sonuç Galatasaray Spor Kulubünün önü aydınlıktır.

Hayırlı olsun.

Çarşamba, Mart 24, 2010

Özhan Canaydın ...



Galatasaraylılığından zerre kadar şüphe edilmeyecek,beyefendiliğiyle herkese örnek gösterilebilecek biriydi.Allah rahmet eylesin,mekanı cennet olsun.

Tribün olarak ne kadar sorunlar yaşasakta Galatasaray kulübünün başkanlığını yapmış ve hayatını Galatasaray'a adamış bir insan için arkasından konuşmak bizlere yakışmaz.

Başımız Sağolsun !

Cumartesi, Mart 20, 2010

Siyasetin İstedigi Oldu !



Federasyon İstanbul Belediye ile ilgili kararını 1-0 tescil ederek Diyarbakırsporun kümede kalmasını sağladı.Aslında bu kararın tersinin olmayacagını tüm spor kamuoyu günler öncesinden biliyordu.

Siyasetimize yön veren insanların futbol'da yaşanan gelişmeler ile ilgili beyanlarını dinledikten sonra bu maçla ilgili öngürelerimiz doğru çıktı.Peki siyasetin bu şekilde karışmaya ne hakkı var çözemedim?Tff özerk bir kurum degil mi ? Bu olayları çıkaran Diyarbakırsporlu seyirciler degilde,x bir takımın seyircisi olsaydı tüm siyaset camiası ligde kalması yönünde beyan edeceklermiydi acaba ?

Çanakkale Geçilmez !


Çarşamba, Mart 10, 2010

Eskişehirspor 2 - Galatasaray 1



Takım kötü, Mehmet Topal ve Caner daha bir kötü. Hakan Balta'nın yedeği yok derken bunu işaret ediyorduk işte. Mehmet uzun zamandır iyi değildi ama bu kadar kötü oynamıyordu. Seneye orta sahaya anlaşılan 1 değil 2 transfer gerekecek. Keita çok etkisizdi, sonuç kaçınılmazdı. Orta sahada top yapan adam eksikliği ilk golü doğurdu, maç boyunca da epey hissedildi. Top yaparak oyunu rakip yarı alana yıkmayı deneyişlerimizde başarılı olamayıp şişirmeyi denememiz bunun göstergesi.Hakem maça hiç hakim değildi, bir yerden sonra tamamen kontrolü kaçırdı. Tek tek pozisyon olarak konuşmayı sevmiyorum ama verilmeyen kararların sonuca direkt etki etmesi kötü bir durum.

Maçını kazanmışsın, gayet keyfin yerinde, eğleniyorsun, staddan çıkmıyorsun. galatasaray taraftarı zaten yenilginin üzüntüsünde, sana küfür etmiyor, bir şey demiyor. sonra sen hızını alamayıp reis'e yine küfür ediyorsun. zaten film de ondan sonra koptu.Sebahattin Abiye edilen küfürlerden sonra taraftar saldırıya geçti ve polis kapısını zorladı. portatif tribünde bir tane bile koltuk kalmadı. Millet tribünlerden düşme tehlikesi yaşadı.

Buna rağmen çevik kuvvetin içeriye girmesini engelledi ve geri çekilmeyerek 3 kere geri püskürttü o kadar polisi. sonra haliyle dünyalar kadar biber gazı yedik. sorun ne biber gazı, ne atılan taşlar ne de mağlubiyet. beşiktaş taraftarı ali sami yen bey'e küfür eder, eskişehir taraftarı tribünlerde en son küfürü edilecek kişiye polis arkasından, karşı tribünden küfür eder. artık tribünlerde küfür noktası giderek daha da şerefsizce bir hal almaya başlıyor. bizler rakip takıma edilen küfürleri kesme noktasında çaba gösterirken, -ki biz küfür etmiyoruz demiyoruz, bizim tribünde de küfür var- tribünlerde artık kutsal değerlere, önemli şahsiyetlere küfür edilmeye başlanıyor...

Pazar, Mart 07, 2010

Rahat OLUN !



Olmamız gereken yerde olacağız ...
Rahat OLUN !

Pazartesi
Saat: 20.00
Eskişehir -Galatasaray

Sindiremiyorum ...



Diyarbakırlıların İstiklal Marşını ıslıklamasını kendime yediremiyorum açıkcası.İnönüde yükselme maçında Islıkladıkları gibi senesini hatırlıyamadım şimdi.Diyarbakırspor Başkanı hala çıkmış yok provakasyon var v.s şeklinde boş açıklamalar yapmakta.Kendisinin neyin temsilcisini oldugunu hepimiz görüyoruz maalesef.

İzledigimiz kadarıyla Yapılan olayların hepsi birer organize biçimde oldu.Peki İstanbul'da,Ankara'da Bursa'da polislerin tribünlere göstermiş oldugu sert tavrı bu olaylar nedeniyle Diyarbakır'da neden göremedik ya da birileri mi engelledi ?

Çarşamba, Şubat 24, 2010

Beşiktaşlı Duruşu !



Maç içerisinde Ali Sami Yen'e edilen küfürden dolayı,sinirimden bir şey yazamamıştım; ne maçla ne de tribünle ilgili.

Oynanan futbola gelecek olursak eğer;Takım genel anlamda çok iyi maç çıkardı.Takım oyunu iyice oturmaya başlamışken Elano her geçen gün takımda ağırlığını hissettirmeye başladı.Muhteşem oynadı yine.Maalesef kaledeki sıkıntımız devam ediyor ve bu kaleciyle çok sıkıntılı maçlar yaşamaya devam edeceğiz oynadığı sürece.

Defansımızda Servet yerine oynayan Emre Güngör ve Lucas Neil ikilisi yıllardır özlemini duyduğumuz defans kurgusunun iki önemli adamı haline geldiklerini gösteriyorki sakatlık olmadığı sürece defansımızın artık yerine oturduğundan emin olabiliriz.

İnönü sevdigim deplasmanların başında gelir.Gümüşsuyundan tribündeki abi ve kardeşlerimizle omuz omuza inmek ayrı bir keyif.Beşiktaş tribünleri bu maç kötü bir performans sergiledi.Sebep olarak takımın kötü gidişatı ve tribün iç hesaplaşmaları diye düşünüyorum.Kendi tribünüm adına ise İnönüdeki son yıllardaki en iyi performansı ortaya koyduk.

Teşekkürler Aslanlar !

Beşiktaş 1 - Galatasaray 1

Cumartesi, Şubat 20, 2010

Atletico Madrid 1- Galatasaray 1



Çok iyi oynadığımızı söyleyemem ama çok iyi savaştık. Uzun toplar denedik ve başarılı olamadık, rakibimiz de ayağa pas yaptı ancak çok fazla etkili olduklarını söyleyemeyiz. Biz ise deplasman takımı olduğumuzun bilincindeydik, yani iki ayaklı bir turun deplasman maçı nasıl oynayacaksa öyle oynadık.

Çok önemli bir virajı aldık ancak tur henüz bitmedi. Hızlı adamları bulunan Atletico deplasmanda da etkili olabilir. Tedbirli ve dikkatli olmalıyız.Maça gelince kötü başlayan Keita son 30 dakika coştu, coşmakta ne coşmak ama, yok böyle bir şey. Neill ve Franco çok iyiydi. Forvetsizliğin etkisiyle baskı kuramadık ve istediklerimizi pek yanstıamadık ancak buna rağmen iyiydik. Arda göze batmasa da iyiydi. Defansta Hakan ve Uğur fazla çıkmadan sağlam oynadılar ve güven verdiler..

Atletico kaliteli oyunculara sahip olan ancak bir türlü etkili olamayan bir takımdı sezon başından beri. Bizim maçta da bunu bozmadılar. Bireysel olarak etkili olmaya çalıştılarsa öyle çok fazla göze batan bir futbol oynadıkları söylenemez..

Perşembe günü Ali Sami Yen'de taraftarımızın destegi ile bu turu geçecegimize cani gönülden inanıyorum ...

Cuma, Şubat 12, 2010

Küçük Hakan !


TV'de FUTBOL(12-15 Şubat 2010)



12 Şubat Cuma
21:30 M.Gladbach-Nurnberg / TRT 3
21:45 Milan-Udinese / NTV Spor

13 Şubat Cumartesi
13:30 Mersin İdmanyurdu-Altay / D Spor
14:00 Chelsea-Cardiff City / FA Cup-Last 16
16:30 Leverkusen-Wolfsburg / TRT 3
19.00 Gaziantespor-Beşiktaş / Lig TV
19:15 Man City-Stoke City / FA Cup-Last 16
19:30 B.Münih-Dortmund / TRT 3
21:00 Xerez-Real Madrid / NTV
22:00 Lyon-Lens / Kanal A
23:00 Villareal-Bilbao / NTV

14 Şubat Pazar
13:30 Orduspor-Dardanelspor / D Spor
14:00 Denizlispor-Kayserispor / Lig TV
15:30 Bolton-Tottenham / FA Cup-Last 16
16:00 Juventus-Genoa / NTV Spor
18:00 Auxerre-Rennes / Kanal A
18:30 Frankfurt-Freibourg / TRT 3
19:00 Manisaspor-Fenerbahçe / Lig TV
21:45 Napoli-İnter / NTV Spor
22:00 Bordeaux-Saint Etienne / Kanal A
22:00 Atletico Madrid-Barcelona / NTV

15 Şubat Pazartesi
20:00 Rizespor-Giresunspor / D Spor
20:00 Bursaspor-Trabzonspor / Lig TV

Salı, Şubat 02, 2010

Polis ve Medya el ele !



Pendik ile Sakarya maçında çıkan olayları türk spor kamuoyu yakından takip etti.Aslında bu konu hakkında dün yazmayı düşünüyordum fakat kısmet bugüneymiş.

Olayların başlangıcına değinmeden olayların en büyük sorumluların biri ve bunda payı olan Pendikspor yönetimidir.300 kişilik yere 2000 tane bilet satarsan ve diğer tribünler boş iken Sakaryasporluları tıklım tıkış ufak bir bölüme koyarsan bu olayların fitilini ateşlemiş olursun ki olduda.Stada girmeye çalışan Sakaryalılar ile polisler arasında arbede yaşanıyor ve güvenlik güçlerimiz birden taraftarlara job ve biber gazı sıkarak etkisiz hale getirmeye çalışıyor?Peki bu karşılarındaki insanlar kim?Terörist mi ?Ya da başka birşey mi biz bilmiyoruz.Terör yandaşları mitinglerinde yapılan onlarca şerefsizlige ragmen,karşılık vermeyen Türk Polisi.Ama Taraftarların büyük çoğunlugunun saygı duydugu Türk polisi ve sonunda ortaya çıkan manzaralar;varın gerisini siz düşünün artık.

Allah aşkına stad dışından stad içine nasıl gaz bombası atılır?Aklım mantığım almıyor açıkcası.

Türk tribünlerinde bu olaylar ne ilk ne de son olur.Tüm tribünler birleşip ,polislerin tribünler üzerindeki genel tavrına karşı bir deklarasyon yayınlanmalıdır.Fakat tribünlerimizde rakip seyircilerin oldugu bölüme polisler girdigi zaman vur vur vur diye bağıran zihniyetler değişmedigi sürece,elimiz kolumuz bağlıdır bana göre...

Medya tarafına gelecek olursak eğer;yaşanan olayları Sakaryaspor taraftarları çıkarmış gibi bir çok kanalda Futbol Teröristleri iş başında diye haber yapıldı.Tabi olayın iç yüzünü bilmeden,sevgili medyamız her zaman oldugu gibi kamuoyunu yalnış haberlerle kandırıp olayı farklı boyutlara çekmektedir.

Sakaryalılara Geçmiş Olsun ...

Senin Gibi Cimbomluyu Unuturmu Bu Taraftar?



Türk sporuna ve Galatasaray'ımıza kattığı değerle kalplerde ölümsüzleşen efsane kaptanımız , taçsız kralımız Metin Oktay'ı bir kez daha sevgi, saygı ve özlemle anıyoruz..

Futbolculuğu, Galatasaraylılığı ve en önemlisi kişiliğiyle bugün de yeni nesillere örnek olmaya devam eden Taçsız Kral, 1991'de bir trafik kazasıyla aramızdan ayrılmasaydı bugün 74 yaşına basacaktı...

Taçsız Kral Metin Oktay
Tek Aşkıydı Galatasaray
Senin Gibi Cimbomluyu
Unuturmu Bu Taraftar

Salı, Ocak 26, 2010

Galatasaray 1 -Gaziantepspor 0



Antep maçında, bu hava ve zeminde iyi oynadığımızı düşünüyorum. Sol kanadın mükemmel çalışması memnunluk verici ama sağ kanat işlemiyor. Neyse ki Keita dönüyor bu sorunda çözülecek. Barış ve Uğur'la malesef olmuyor. Çalım atma becerileri sıfır. Bir sağ açığın arada sırada rakibine çalım atıp geçmesi gerekir ki kanattan tehlike yaratalım. Bunu solda Caner iyi beceriyor. Uğur malesef Sabri'yi aratıyor. Sabri'yi özlüyeceğim aklımın ucundan geçmezdi ama bu sene Sabri övgüleri hakkediyor.

Tek tek bakalım oyunculara. Franco'ya pek iş düşmedi. Neill basit oynadı ve güven verdi. Geriden sürekli ortadaki Elano'yu görmesi çok iyi. Servet'le iyi bir ikili olabilirler. Ama bence sağ bekte oynasa daha etkili olacağını düşünüyorum. Servet'i ikileyecek bir oyuncumuz şu an için olmadığı için Neill'i stoper olarak görmeye devam edeceğiz.Servet bir iki basit hatasına rağmen iyiydi. Uğur'u beğenmedim. Zaten bu sezon, Sabri'nin yerine oynadığı hiç bir maçta beğenmedim kendisini. Eski Uğur'u aratıyor ama toparlanacaktır.

Hakan Balta iyiydi. Caner'le iyi bir ikili oldular. Caner'in geriye Kewell'a nazaran daha çok gelmesi, Hakan Balta'nın performansını artırmış. Barış vasattı. Topla oynama becerisi düşük olduğu için mücadelesiyle birşeyler yapan bir oyuncu. Bugün o mücadeleyi yapamadı pek. Keita gelince yedek kalacağı kesin. Sarp hep bildiğimiz Mustafa Sarp. Belki Galatasaray'daki en istikrarlı oyuncu. Hep aynı şekilde, muazzam oynuyor. Pek Türk oyuncularda olan bir özellik değil. Hep aynı şekilde demem yanlış anlaşılmasın. Nasıl İnter'deki Zannetti her maç düzenli hep aynı seviyede oynuyorsa, Mustafa Sarp'ta öyle. Golünü de attı tebrikler.Elano, maçın Caner'le en iyi oyuncusundan biriydi. Fizik kondüsyonu artmış. Bu çok iyi. Oyundan çıkması bizi pozisyon bulma açısından sıfıra indirdi. Biz bu değişiklikten sonra kesinlikle gol bulamayız artık dedim arkadaşıma ama bir duran toptan gol bulduk.

Rijkaard'ın böyle bir değişiklik yapması beni açıkça çok şaşırttı. Çıkacak oyuncu ya Nonda ya da Barış olur diye düşünüyordum. Nonda'nın çıkarılmamasını anlıyorum. Ama çıkacak oyuncu da Elano olmamalıydı. Arda, ilk yarı kıpırdadı biraz ama ikinci yarı pek sahada gözükmedi. Çok top kaptırdı. İlk yarı soldan sıfıra indiği toplardan birini orta şeklinde değil kaleye vurması gerekirdi. Dikkat ederseniz Antep kalecisi her 2 pozisyonda da, Arda topa daha dokunmadan kalesini bırakıp ileriye doğru fırlamıştı bile. O pozisyonlardan birini Messi yakalasaydı, kesinlikle birini çizgiden kaleye vururdu. İşte biri daha 17'sinde dünya starı olurken, biri daha bizce hala dünya starı olacak, ki ikiside aynı yaştalar.

Jo hakkında yorum yapmak daha erken. Ama iyi bir oyuncu, kesinlikle Nonda'dan 2-3 gömlek daha üstün bir oyuncu. Gelelim en iyi ve en kötüye. Nonda bana kalırsa bu maçta oynatılmaması lazımdı. Gidecek mi gitmeyecek mi söylentileri ortada gezen bir oyuncunun, bugün çok kötü performans gösterecek olmasını bilmek için müneccim olmaya gerek yok. Bugün kendisinden hiç birşey beklemiyordum. Zaten herhangi bir katkıda bulunmadı ve de maçın başından beri bizi 10 kişi oynattı. Rakibin 10 kişi kalması bize hiç bir artı özellik katmadı yani. Biz zaten maça rakipten 1 kişi eksik başladık. Oyuncu atılınca dengelendi oyun.

Rijkaard'ın bu maçta Elano değişikliği ve Nonda ile maça başlaması hatalıydı. Arda'nın penaltıyı Nonda'ya attırması ise daha büyük bir yanlış. Rakip kapanmış, gol bulamıyorsun. Gol atacak durumunda yok. Böyle bir şans eline geçmişken, müthiş moralsiz ve formsuz bir adama penaltı attırmak, hem de Elano gibi bir penaltıcı oyundayken, çok ama çok yanlış. Mustafa Sarp'ın golü, hem Arda'yı, hem Rijkaard'ı hem de Nonda'yı kurtarmıştır. Bu maç 0-0 bitseydi, çok eleştirilirlerdi, çok eleştirirdik. Şu an çok başka şeylerden konuşur olabilirdik...

Caner ise fevkalade oynadı bugün. Herşeyi denedi. Elano çıkınca orta sahanın ortasında da oynadı. Tek kelime ile muhteşemdi. Böyle oynamaya devam et.Nonda, büyük ihtimal güle güle dedi tribünlere ve de bize. Bir de zeminin beyaz olduğu, kar yağdığı bir maça neden beyaz formayla çıktık anlamadım?

Karlar düşer
Çığ oluruz çoşarız
Arman için sahalara dolarız