Pazartesi, Ekim 18, 2010

Vazgeçemem ki ...



Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi.Yönetimin yaptığı yanlış transferler ve gerekli yerleri gerekli transferlerin yapılmaması,Üstünelin yollanıp sezginine tüm yetkiye verilmesi,transferlerin geç yapılması veya yapılamaması sonuda avrupada 10.cu sınıf bı takıma elenip 8 haftada ligde 4 mağlubiyet almıştır buda bu ana kadar olan bilançodur.Bunların hepsi belliydi ve daha avrupada elendiğimiz vakit bu tablonun oluşucağı belli olmuştu.

Büyük ihtimal Rijkaard ile yollar ayrılacak.Oysa geldiginde çok umutluydum.Fakat 1.5 sene içerisinde hala takım olamamak düşündürücü gerçekten.Takım olarak önümüzdeki 2 maçıda kazanamıcağı belli oldu.Ama asıl sorun Rijkaardın gönderiltikten sonra sorunlar biticekmi?Takım düzelicekmi?Onu bekleyip hep birlikte görecegiz...

Galatasaray 2 -Ankaragücü 4

Vazgeçemem ki ...

Salı, Ekim 12, 2010

Ultras Mitingi

Almanya'daki ultras taraftar grupları, taraftar kültürünü koruma amacıyla bir araya gelerek Berlin'de bir protesto mitingi yaptılar. FC Kaiserslautern, FC Köln, Union Berlin, FSV Mainz 05, Borussia Dortmund, Eintracht Frankfurt, Bayern München, Sankt Pauli, Hamburger SV, Hertha BSC, Hannover 96, Dynamo Dresden, Werder Bremen taraftarlarının iştirak ettikleri organizasyona 4000 bine yakın taraftar katıldı.

Maçların başlama saatleri, bilet fiyatları, polis şiddeti, ticarileşme ve uygulanan güvenlik önlemleri temel protesto konuları oldu.

Alman tribünleri güzel bir miting yapmışlar,tribündergi'de konuyu görünce aklıma hemen acaba Türkiye'de böyle bir protesto yapılabilir mi diye kendi kendime sordum.Tabiki şimdilik böyle birşeyin olacağını maalesef hiç düşünmüyorum.Tribünler sadece cenaze törenlerinde birlikte olmaktan öteye gidemiyor.Türk tribünlerinin sorunlarından birisi;ortak bir duruş sergiliyememesidir.Böyle olunca bilet fiyatları,polislerin orantılı güç kullanımı v.s hep önümüzde birer sorun olarak teşkil etmekte...

Cumartesi, Ekim 09, 2010

Top ağlarda

Fatih Terim İSTİFA !



Eldeki kadroya göre beklenen futbol ve sonuç ortaya çıktı. Elbette Almanya grubun favorisi, Almanya deplasmanından puansız dönmek beklenmeyen bir şey değil ama.Alışık oldugumuz Milli Takım görüntüsünden çok uzaktık.Fatih Terim döneminde Hırs,Mücadele,Azim rakibini ısıran bir anlayışımız vardı ama artık değiştini görebiliyoruz.Sahada mücadele etmeyen bir takım var maalesef.Mücadele ederek kaybetsek bu kadar kimse üzülmez,fakat sahada hiç birşey yapmadan yenilmek kötü bir durum ve açıklanması gereken bir çok şey var ...

Takımlarında oynayamayan Halil, Özer, Sabri, Tuncay, Semih gibi oyuncular milli takımda oynuyorsa, Türkiyenin tek yıldızı Arda sakatlıgından dolayı oynamıyorsa bu sonuç normaldir. Türk futbolundaki düşüş sürüyor çünkü yeni gelen kaliteli bir jenerasyon yok.Peki lejyoner futbolculara baktıgımızda;Tuncay kadroya giremiyor. Nuri Şahin iyi, güzel hoş ama hala Nuri Şahin'den çalım bekleyen bir spor basınımız var. Nuri Şahin solak diye, tipik sol acık zannediliyor. Hamit tamam kaliteli topcu diyecek lafım yok. Ama Hamit, her zaman büyük takımların rotasyon oyuncusudur. Aynı Hamit hiçbir zaman takımın kurtarıcısı olamaz. Çünkü mayasında yok. Halil Altıntop, gerçi senelerdir tanırız da yeni düştü Milli Takım'a sayılır. Ne demek istediğimi anlamışsınızdır. Böyle bir milli takımdan ne bekliyoruz ?

Berlin Olimpiyat stadını dolduran Türk taraftarlarına teşekkür etmek lazım.Çünkü ellerinden geldikleri kadar destek olmaya çalıştılar.Mesut Özil konusunda ise Türk kamuoyu ikiye bölünmüş şekilde.Ben futbolcunun kararına saygı duyulması gerektigine inanıyorum.Olayın çok abartıldıgını düşünüyorum,biz iyi olduktan sonra Mesut,Ahmet,Mehmet farketmez !

Hiddink geldigi günden beri Milli Takım'a ne kattığı çok belli oluyor.Maç dönemi, günü birlik Türkiye gezileriyle teknik direktörlük yapılmıyormuş demek ki. Doğru dürüst takip etmek, dizini kırıp çalışmak gerekiyormuş teknik direktörlüğünü yaptığın memleketin futbol liginde. Takımı taktikten yoksun, gazla, şevkle, imanla oynatıyor denilen Fatih Terim'in yanında Müfit olamazsın bu akşamki beceriksizliğinle Hiddink efendi...Ayrıca Şu oyun dizilimiyle Fatih Terim cıkmış olsaydı, spor kamuoyunda kimbilir neler olurdu ?

Almanya 3 -Türkiye 0

Cumartesi, Ekim 02, 2010

Karabük 2 - Galatasaray 1



Lig başından beri sahaya farklı 11’lerle de çıksak hiçbir değişiklik yok takımda. Fizik güç ve kondüsyon olarak ligin en düşük takımlarından biriyiz.Orta sahada geçen hafta Cana ayakta kalmıştı, bugün o da erken çıkınca yol geçen hanı oldu orta saha.

Aslında bize ilk önce takım içi disiplini sağlayacak bir hoca ve kriz anında müdahale edecek yöneticilere sahip olmamız gerekir.Maalesef şu anda öyle bir hoca yok fakat Skibbe döneminden bu yana da ortada yönetici yok.

Hakem verdiği tanlış kararlarla maça direk etki etti. Ama bunları mazeret gibi sunmak sadece hocaya ve futbolculara koruma kalkanı olur bir süreliğine.

Tribün olarak İstanbul'dan 4 otobüs yola çıktık.Maç öncesi ve maç sonrasında sürekli olarak küfür eden Karabüklüleri anlamadım.Hani aramızda birşey varda ben mi bilmiyorum diye düşünmedim degil.Ara ara tribünde iyi bağırdıgımızı düşünüyorum,eğer erken gol yemeseydik daha iyi tribün yapardık.

Genel olarak bakarsak eğer;galibiyet veya şampiyonluklar önemli fakat onun öncesinde futbolcular çıksınlar sahada ellerinden geleni yapsınlar, takım ruhunu ortaya koysunlar;Üstlerindeki Galatasaray Formasının hakkını versinler yenilmeyede razıyım.Ama hiçbir şekilde mücadele etmezsen,taraftarı arkanda bulamazsın...

Cuma, Ekim 01, 2010

Hey Gidi Nizam Abi Be!


Tribünde bildiğimiz ağabeylerden biraz farklıydı, çok ama çok değişik bir adamdı Nizam Abi...

Cebinde 3 kuruşla deplasman kovalardı, bazen deplasman otobüsüne alınmazdı ama herkesten önce yine o giderdi en uzak şehirlere. Alınmadığı otobüsleri o karşılardı o uzak şehirlerde.

Abi demektense adıyla seslenirdin, gülerekten yanına gelip sigara isterdi. Çok fazla konuşurdu, ama konuştuğu tek şey her zaman Galatasaray olurdu...

Böylesi bir Galatasaray sevdalısı bir adamdı Nizam Abi...

Buca deplasmanı dönüşü iyice ağırlaşan rahatsızlığı aramızdan aldı O`nu. Belki o deplasmana gitmeyip bedenini o kadar yormasaydı, biraz daha bizlerle olabilirdi, yeni stadımızı Nizam Abi`de görebilirdi.

Ama Galatasaray`dı onun herşeyi, herşey Galatasaray`dı Nizam Abi için...

Ne Galatasaray senin gibi kalbi temiz insanlardan ayrılır, ne de sen ayrılırsın Galatasaray`dan. Biliyoruz ki oralarda bile Galatasaray`ı düşüneceksin hep...

NUR İÇİNDE YAT...

Perşembe, Eylül 30, 2010

Kendine Değer Biçememişlerin Hezeyanı

Bu konuda karnımız epey tok, dünden bugüne öyle değerlerle bütünleştik, öyle değerlerle sevdik ki sarı-kırmızı dünyamızı gururla...

İşte onlardan biri de elbette Metin Oktay. Metin Oktay , Galatasaray için  "değer"  sözcüğünün tanımıdır, Metin Oktay`ın nasıl bir değer olduğuyla alakalı uzun uzadıya yazmanın anlamsız olduğu da aşikardır, zaten kendisini yücelten bir çok fikir, bir çok yazı silsilesi mevcuttur...

Ancak tarihten bu yana kendine Metin Oktaylar değerinde tarihe mal olacak kişileri yetiştirememiş , bünyelerinden çıkaramamış olanlar son birkaç senedir bizim değerlerimize sahip çıkma çabasına girmektedirler.

Senede birer defa gazete servislerine  Metin Oktay`ın aslen Beşiktaşlı olduğu haberleri gündeme getirilmeye çalışılıyor, çabalanıyor. Bu tam anlamıyla psikolojik bir travmanın getirdiği hezeyandır.

Bugün bir gazetede yine aynı hezeyandan ortaya çıkan "Metin Oktay Beşiktaşlıydı" haberini okuduk. Aynı haberin içinde Metin Oktay`ın Beşiktaş taraftarı olmasına kanıt  olarak şu iddia savrulmuş;

“1954 yılında Orhan ve Varol, Metin Oktay’ı siyah beyazlı kulübe transfer olmaya ikna etti. ‘Ben zaten Beşiktaşlıyım’ diyen Metin, 4 bin 500 lira isteyince, gönül verdiği takım yerine G.Saray’a imza attı.”

Bahsettiğim psikolojik travma sonucu ortaya çıkan hezeyanı işte bu iddia yeterince açıklamaktadır.

Önüne bir bavul dolusu koyulan paraya karşılık sevdiği, gönül verdiği takımından vazgeçmeyen Metin Oktay`dan bahsettiklerini unutmuş olan bu şizofren zihniyet bilmelidir ki Metin Oktay gibi bir adam Beşiktaşlı olsaydı, para için Galatasaray`a gelmezdi...

Önce Metin Oktay`ı tanımak, Metin Oktay`ı çözümlemek gerekir.

Sizlerin o küçük kafaları Metin Oktay`ı anlamaya yetmez !

Daha önemlisi sizin Metin Oktay`ı anlamanıza yüreğiniz yetmez!

Çarşamba, Eylül 29, 2010

Cüneyt Çakır



Bugün Zenit-Barcelona maçını izlerken gurur duydum.Çünkü seneler sonra bir Türk Hakemi CL'de maç yönetiyor.

Elin bilmem nerelisi gidip maç yönetirken bizim hakemlerimiz neden yönetmesin üst düzey müsabakaları?Biz içeride kendi kendimizi yemekten başka birşey yapmıyoruz doğrusu.Spor camiasındaki insanlar ve tv başındaki sözde yorumcular 3 saat bir pozisyonun tekrarını izlettirip durup ancak karar verebiliyorken;hakemler ise maç içerisinde o kararı hemen vermek zorunda

Maçın tamamını mükemmel yönettiğini düşünüyorum.Verdiği 2 penaltı kararıda doğru ,vermediği penaltıda doğru.Faullerde ve sarı kartlarda hata yapmadığını düşünüyorum.

İnşallah bu şekilde hakemlerimizi Avrupa'da maç yönetirlerken izleriz ...

Helal Olsun ...

Kaldığımız Yerden ...



Yaklaşık olarak 2 aydır foruma yazı yazamıyorum.Hem yaz tatiline çıkacagım zaman bilgisayarın bozulması ve bazı nedenlerden dolayı internet aleminden biraz uzak kaldım.Tabi bu durumun hem olumlu hem de olumsuz yanları olmadı degil.Bunları ilerleyen zamanlarda blog'da yazacağım tabiki ...

Şimdi Kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Vira Bismillah !

Pazartesi, Ağustos 02, 2010

Bir tek seni sevdim,gerisi harbiden yalan ...


Bir Sen Eksiktin ...




Siyasetçilerin ülkemizin farklı kentlerine mitinge gittikleri zaman;dikkat ederseniz eğer o kentin takımının atkısını görürsünüz.

Bu durum beni çok rahatsız etmekde.Futbolun sadece futbol olmadığının kanıtı bir kez daha ortaya çıkıyor maalesef.Siyasi çıkarlar uğruna,futbol ön ayak ediliyor.Bir taraftar olarak üzülmemek elde değil...

Önümüzdeki 12 Eylül referandumu öncesi alanlara baktıgımda Kılıçdaroğlu'nun gittigi şehirlerde atkısı gözden kaçmıyor.Fakat diğer liderlere bakıldıgı zaman herhangi bir atkı taktıklarını görmedim;fakat görsem ne değişebilir ki?Onlarda geçen seçimlerde aynı konumdalardı.


Futbol siyasete alet edilmemeli ...

Çarşamba, Temmuz 28, 2010

Seneye LACİVERT Forma Olsun !



Kulubumüz 3 adet forma tanıtımı yapıyor ve tanıtılan 2 formanın renklerimizle uzaktan yakından alakası yok.

Kendi rengimiz olan Parçalı ise:geçen sene giydigimiz forma ve efsaneleşmiş parçalı forma değil ...

Tamam alternatif forma olabilir,farklı pazarlama stratejileri olabilir ama bu durumu ben kabullenemiyorum .

Sırası ile turuncu,mor,somon ve krem ve bu formalara farklı farklı hikayeler öne sürerek bir nevi formaların pazarlaması yapılıyor.Aslında forma satışlarına bakıldıgında turuncu ve mor formada yüksek satış yapıldıgıda bir gerçek;ama dedigim gibi gözümüz parçalı dışında bir forma görmek istemiyor.

Bizim sevdamız rengimiz Taçsız Kral'ın giymiş oldugu Parçalı Formamızdır !

Sevgili Pazarlama ekibimizin önümüzdeki sene için farklı bir renk forma tanıtımı olacaktır.Zira kendileri yılın trendleri bakımında bu Mudo v.s gibi rakipler ile rekabet edecegiz,malum yeni pazarlara girdigimiz için.

Seneye hiç yorulmasınlar LACİVERT forma çıkarsınlar !

Tribündeki yerin seni bekler ...



Adnan Sezgin gibi geçmişi şaibeli olan bir adam uğruna;Galatasaray için gecesini gündüzüne katıp çalışan Haldun Üstünel'in bir şekilde istifa edilmeye zorlanması benim ve bir çok taraftarın zoruna gitti açıkcası.Adnan Polat ile Adnan Sezgin arasında ne tür bir ilişki var konu Haldun Üstünel'in istifasına kadar uzanıyor,hayret etmemek elde değil ...

Sayın Başkan'ın Adnan Sezgin sevdası birgün başını yakacak ama haberi yok ya da hala farkında değil ...

Bu olay sonucunda taraftarın her zaman arkasında durdugu Adnan Polat önemli bir destegini yitirebilir.Eğer bu sezonda alınacak bir başarısızlık kendisini istifa eşiğine getirecektir.

Yazıklar Olsun !

Çarşamba, Temmuz 14, 2010

Turkcell Süper Lig Fikstürü 21 Temmuz'da Çekilecek ...



2010-2011 Sezonu Süper Lig fikstür çekimi 21 Temmuz 2010 Çarşamba günü yapılacak. TFF yetkilileri ile Süper Lig'de mücadele edecek olan 18 kulüp temsilcisinin katılacağı kura çekimi, Haliç Kongre Merkezi Sadabat Salonu'nda saat 14.00'de başlayacak.

2010-2011 sezon planlamasına göre, Süper Lig'de yeni sezon 15 Ağustos 2010 tarihinde başlayacak. Ligin ilk devresi 19 Aralık 2010'da oynanacak 17. hafta karşılaşmaları ile bitecek. 2. devresi 23 Ocak'ta başlayacak olan Süper Lig, 22 Mayıs 2011'de oynanacak maçlarla sona erecek.

İlk maçımızın Antalya veya Buca deplasmanı olmasını istiyorum.Derbilerde ise Beşiktaş ile içeride,Fenerbahçe ile Kadıköy'de olmasını istiyorum.

Turkcell Süper Lig Artık Başlasın !